| 個人檔案KADiR ÇAKI™相片部落格清單 | 說明 |
KADiR ÇAKI™YAKINDA YENİ TASARIMIYLA HİZMETİNİZDEDİR... BMW M TEKNİK KRONOLOJİ
BMW M Serisi
M1 Road Car İlk olarak 1978 yılında doğdu. Sınırlı sayıda üretildi ve şu anda dünyada sadece 455 adet var. Türkiye'de hiç olmamakla birlikte yurt dışında ikinci el fiyatları 100.000$'dan başlamaktadır. Teknik Özellikler ![]() Silindir Sayısı : 6 in-line, mid mounted Silindir Hacmi : 3453cc Güç : 277hp @ 6500rpm Max Tork : 243lb @ 5000rpm Ağırlık : 3175lb Max Hız : 162mph (270km/saat) Hızlanma : 0-100kmh(62mph) in 5.6sec Yakıt Tüketimi: 14.4 mpg Front Wheels/Tires: Alloy 7x16 205/55 VR16 Rear Wheels/Tires: Alloy 8x16 225/50 VR 16 Engine Mangement System: Kugelfischer-Bosh Mechanical injection Buyrun size 1978 model bir M1
BMW M3 SERİLERİ
1987 M3 E30/2S
1990 M3 E30/2CS
![]() 2002 M3 E46/2S ![]() 2003 M3 E46/2CS 2007 MODEL M3'
BMW M3 2008
![]() ![]() ![]() BMW M3 E92
![]() ![]() BMW M5 SERİLERİ
![]() 1979 M5 E12/1S
1987 M5 E28/S
TEKNİK ÖZELLİKLER 1990 M5 E34/S TEKNİK ÖZELLİKLER 1994 M5 E34/5S TEKNİK ÖZELLİKLER 2000 M5 E39/S TEKNİK ÖZELLİKLER 2006 M5 E60 TEKNİK ÖZELLİKLER BMW M6 SERİLERİ M6 E24/1S + 2S 1984 Model M635 CSi
1987 Model M6 USA TEKNİK ÖZELLİKLER M6 E63 2004 Model M6 E63 ![]() ![]()
TEKNİK VERİLER VE RESİMLER PROZİUM YÜŞBAŞI TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.
Hoş Geldiniz...(Welcome to)
...:::::::http://www.kadircaki.com.tr.tc:::::::.... Kadir ÇAKI resmi web Alanına hoşgeldiniz...
NÜKLEER ENERJİ
Tartışmalı... Pahalı... Yine de Dünyayı kurtarabilir.
Yine mi nükleer santraller? Olabilir. ABD'deki nükleer güç reaktörlerinin sayısı 103 ve bu, dünya genelindeki toplam sayının dörtte biri. (Ama bir santral var ki o dünya genelinde tanınıyor. Bu, beceriksiz çizgi film kahramanı Homer Simpson'ın güvenlik denetçisi olarak görev yaptığı Springfield santrali.) Florida Üniversitesi'nden nükleer yakıt uzmanı James Tulenko, "Santraller para basıyor," diyor. Birçok santralin yüklü inşaat masrafları kendini amorti etmiş olduğu için "Yalnızca işletme giderleriyle ilgileniyorsunuz. Tüm bu santraller gece gündüz enerji üretiyor" diye belirtiyor. Ve elektriği, doğalgaz ya da kömürle çalışan santrallerden daha ucuza üretiyorlar. Tabii ki öykünün tamamı bu değil. Gelişen bir nükleer endüstriye ilişkin umutlar, 27 yıl önce Three Mile Adası reaktörlerinden biri kısmen eridiğinde ve bundan yedi yıl sonra yaşanan Çernobil dehşetiyle suya düştü. Buna ek olarak, 1970'ler ve 80'lerde elektrik piyasası düzenleme kurumları tarafından alınan kararlar, şirketleri, nükleer santrallerin milyar dolarlık inşaat faturalarını neredeyse ödeyemez hale getirdi. Günümüzde ABD, elektriğinin yarısını kömürle çalışan daha ucuz santrallerden elde ediyor. Bunun getirdiği sorun da her yıl gökyüzüne salınan ve küresel ısınmaya neden olan iki milyar tonluk karbon dioksit. Hindistan ve Çin gibi sanayileşmekte olan -ve üretebildikleri her bir megavat enerjiye aç olan- ülkeler de büyük bir hızla, kömürle çalışan yeni santraller inşa ediyor.
Çernobil'de binlerce kilometrelik bir alanı radyasyona boğan dehşet verici nükleer patlamanın üzerinden 20 yıl geçti ancak felaket sona ermedi.
Yirmi yıl önce bu ay Pripyat'ta yaşam ürpertici bir biçimde son buldu. 26 Nisan 1986'da henüz gün ağarmadan, o dönemde nüfusu 50 bini bulan Pripyat'ın 3 kilometre kadar güneyindeki Çernobil Nükleer Santralı'nın dört numaralı reaktöründe patlama oldu. Bu patlamada 2 kişi yaşamını yitirdi. Radyasyon zehirlenmesinden 28 kişi daha yaşamını yitirecek ve kısa süre içinde ölü sayısı 30'a yükselecekti. Binanın hurdaya dönen iskeleti on gün boyunca yandı ve kuzey Ukrayna'da, güney Belarus'ta ve Rusya'nın Bryansk bölgesinde 142.000 kilometre karelik bir alana radyasyon yaydı. Bu, dünyanın yaşadığı en korkunç nükleer kazaydı. Hiroşima'da yayılan radyoaktivitenin 400 kat fazlasına ulaşan radyoaktif serpinti, yaklaşık 300 bin kişinin evlerini terk etmesine neden olurken çocukları etkisi altına alan bir tiroit kanseri salgınını da tetikledi. Ve izleyen yıllarda sağlık ve temizlik giderleri, tazminatlar, üretkenliğin azalması gibi ekonomik kayıplar yüz milyarlarca dolara ulaştı. Dört numaralı reaktörün radyoaktivitesi son derece yüksek kalıntıları, kazadan sonra hızla inşa edilen -ve lahit olarak adlandırılan- mezarın altında için için yanmaya devam ediyor. Beton ve çelikten yapılan ancak aradan geçen yıllarla giderek çürüyen bu yapı artık her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya ve bir diğeriyle değiştirme çalışmaları da başlamak üzere: Lahdin üzerine geçip tümüyle kaplayacak, stadyum büyüklüğünde, kemerli bir yapı inşa edilecek. İnşa tamamlandığında, harap olmuş reaktör göz önünden kalkacak olsa da bölgede yaşayanların akıllarından hiçbir zaman çıkmayacak. Çünkü felaket yavaş çekimde de olsa devam ediyor.
|
|||||
|
|